Nedense tüm gün bu parçayı dinledim...
Sunday, May 29, 2011
Saturday, May 28, 2011
Sınav arası..... sıcak bir mola ve peşi sıra ilginç olaylar!
Final dönemimizin tam da ortasında ,bahara karşı koyamayıp kendimizi doğaya atalım dedik ,tüm gece elektronik sınavına çalıştık ve sabah 7 gibi güne gözümüzü açtık .Biraz zorlayıcı olan elektronik sınavı saat 11 gibi bitti ve biz özgürdük :) :) :)
Önümüzdeki koca günü bisiklet turu ile değerlendirmeye karar verdik ve birer bisiklet kiralayıp yola düştük .Doğruuu kent ormanıııı ,Gerçek anlamda edirnenin ve karaağacın bukadar güzel olduğunu bilmiyordum.

Ormanın içerisindeki dar patikada acıkana kadar bisiklet sürdük,terkedilmiş bir sandal bulup biraz oyalandık,devrilmiş ağaçlar içerisinde dolandık. Midemize söz geçiremeyeceğimizi anladığımızda ,bindik bisikletlere düştük yola .

Karaağacın geniş kaldırımlarında çift yönlü bisikletlileri geçtik ,ilerlerdik ,meğer ne çok bisiklet sevdalısı varmış burada ;)

Rektörlüğe doğru seyyar bir köfteci bulduk.İnanırmısınız Tam bir bütün ekmekarası köfte yedik :0 Köfteci abi bize 2 km uzaklıkta sinekli köyünün tam yunan sınırında olduğunu ve bayraklarını görebileceğimizi söyledi .Tabi sınır tanımaz gençlik durur mu? hemen düştük yola ,ilerledik alabildiğine yeşil uzanan ova da bir de erik ağacına rastladık,dalları eriklerden eğilmiş .

Su niyetine topladık doldurduk çantaları ardından yarışa giriştik toprak yolda ,ilerledik ilerledik ,ilerledik,okadar gittik ki ne bir ev ne bir insan ne de hayvan.....

Tek duyduğun rüzgar sesi,bağıra çağrıra ,5 kişilik bir yarışta erikle taşladık birbirimizi.Tipik öğrenci işte fazla buldu mu savuruyor :)
Sonra karşıda iki kule görüntü ,tepede iki ülkenin bayrağı karşılıklı atışıyor...
Manzarayı görünce bir heyecenla ,yüklendim pedala en fazla 300 metre kalmış en öndeyim ,arkadan bir yakarış ... Nazlı kenara çek !.....

Döndüm ki ne göreyim koca bir askeri akrep aracı ...önüme geçti ve durdu.Bir asker indi ,nazikçe nereye gidiyorsunuz ? diye sordu,ben de sınıra dedim ,komik cevap biliyorum :) az kaldı az daha gitsek dedim :) asker güldü,Yasak bölgeyi bile bayağı geçmişsiniz ,buraya sizin için geldik,hadi dönün ,dedi ,telefonumdan çalan müziği susturacaktım ki "Sakın, fotoğraf yasak,onlar şu anda sizi gözetliyorlar" demez mi? Meğer kamerayla gezeni vuruyorlarmış sorgusuz!
Pisi pisine ölmek derler ya ,böyle birşey anlaşılan :)
Daha sonra sözümona avpupaya kendimizi göstermiş olmanın şımarıklığıyla,akrep arkada biz önde asılıp pedallara ,gerisin geri karaağaca sürdük,kulelerin tepesinde atışan bayrakların fısıltılarını dinleyemeden .
Tabi görmek de yetti şımarmamız için ,dönüşte erik ağacına tekrar misafir olduk.Yorulmuşuz ,meriç kenarında polis bahçesinde bir soluk alıp ,malum yurda döndük.Yarı uyuklar vaziyette otobusten inip ,uykuya devam ettik,ertesi gün sınavsız olmanın huzuruyla 12 saat uyumuşuz :)
Saturday, May 21, 2011
Kaçkarlar Senin Sahip Çık!.. Koruyarak Kalkınmak Mümkün
Kaçkarlar Senin Sahip Çık!.. Koruyarak Kalkınmak Mümkün
22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü 2011 yılının ana konusu “Ormanların Biyolojik Çeşitliliği” olarak belirlendi. TEMA Vakfı, Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü’nde, AB ile birlikte finanse ettiği ve ortaklarıyla(*) birlikte yürüttüğü Kaçkar Dağları ve Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi çerçevesinde kampanya başlattı. “Kaçkarlar Senin Sahip Çık!.. Koruyarak Kalkınmak Mümkün” sloganı ile başlatılan kampanya, Artvin ve Yusufeli çevresindeki ormanların ekolojik değerlerinin yanında ekonomik değerine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Kampanya ile herkes, doğal yaşlı ormanları, bitki çeşitliliği, yaban hayatı, görsel güzelliği ve bozulmamış bütüncül doğası ile Kaçkarlar’a sahip çıkmaya çağrılıyor.

Proje sahası Kaçkar Dağları Milli Parkı’nın Rize bölümünden Borçka’ya dek uzanan ve Çoruh Vadisi’nin önemli bir kısmını içine alan 1.800 km2 bölgeden oluşuyor. Türkiye’nin keşfedilmemiş cenneti Kaçkarlar’da insanlar, boz ayı, çengel boynuzlu dağ keçisi, vaşak, su samuru, 200 kelebek ve 118 kuş türü ile 22 sürüngen ve amfibi ile birlikte - zaman zaman küçük çatışmalar olsa da - yüzyıllardır uyum içinde yaşıyorlar.
Ancak, bu olağanüstü tür çeşitliliği ve genetik zenginlik, HES Projeleri ve madencilik faaliyetlerinin tehdidi altında.

-Yusufeli ve Altıparmak’ta yapılmak istenen 30’un üzerindeki HES projesinin inşaatları, bölgenin eğimli ve dik arazilerinde sel, heyelan ve erozyon riskini arttıracak.
-Hafriyatla daralan dere yatakları işletme aşamasında azalacak su miktarına bağlı olarak bitki örtüsünü de kaybedince özellikle bahar aylarında sel tehlikesine karşı savunmasız kalacak.
-HES’ler nedeniyle yüzey suları ve yeraltı su seviyesinde yaşanacak değişiklikler vadi tabanındaki tüm ormanları olumsuz etkileyecek.
-Suyun doğal akış dengesi bozulunca, dünyanın en iyi dört rafting parkurundan biri ortadan kalkacak.
-HES Projeleri nedeniyle Yusufeli ve Altıparmak’ta sel ve toprak kaymasını önlemeye karşı görev yapan yaklaşık 50 bin ağaç ve 212 ha orman yok olacak.
-İnşaatlar çok sayıda nadir türü barındıran yaşam alanlarını yok edecek. Örneğin Orman serçesinde (Passer montanus) tür kaybı % 46’ya varacak.
-Nesli küresel ölçekte tehlikede bulunan Kafkas semenderinin dünyadaki nüfusunun yarısı bu bölgede yaşıyor. Madencilik faaliyetleri bu ölçekte yapılırsa Kafkas semenderlerinin yaşam alanları ortadan kalkacak.
-Bölgede 27 Avrupa ülkesinin toplam kelebek varlığından fazla kelebek çeşidi yaşıyor. Bu kelebeklerin 7’si sadece ülkemize özgü. HES’ler ve madenler onların da yaşam alanlarını ortadan kaldıracak.
-Bölgede 32 yıldır yapılacağı söylenen Yusufeli Barajı da bir diğer tehdit. Bu baraj yapılırsa Yusufeli İlçe Merkezi ve 3 köy haritadan silinecek. 16 köy kısıtlı tarım arazilerini kaybedecek.
Proje kapsamında bölgede Koruma ve Planlama İçin Bilimsel Yaklaşım, Kırsal Kalkınma, Yaban Hayatı Zenginleştirme ve Sürdürülebilir Turizm ana başlıklarında çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar sonucunda Kaçkarları korumaya değer kılan özellikler belirlendi. Bu değerleri koruyarak kalkınmanın yöntemleri proje süresince alanda sergilendi. Ve proje kapsamında tüm ilgili tarafların aktif katılımlarıyla hazırlanan ve geleceğe uzanan Çok Sektörlü Plan ile model olarak ortaya kondu. Şimdi tüm ilgili kurumların hedefi, bu plana sahip çıkılması, planın uygulanması ve tamamlandıktan sonra da, bölgenin bu plan doğrultusunda korunmasına ve gelişmesine devam etmesi.
Saygılarımızla;
Toprağına Sahip Çık !
TEMA Vakfı
Friday, May 20, 2011
Saturday, May 14, 2011
Thursday, May 12, 2011
Bir Şikayet!
Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi öğrencileri olarak eve çıkmaya karar verdikten sonra görüştüğümüz GÜRSOY EMLAK yetkilileri Yalancıdır,bunu idda ediyorum ve duyurma ihtiyacı hissediyorum çünkü kontrat için gittiğimizde engelleyici sözkonusu bir durum yokken bize defalarca ev sahibine ulaşamadığı yalanını söyledi fakat bunu söylerken ,ev sahibinin telefonunun bizde olduğunun bilincinde değildi ve biz ilk denememizde ulaştık ve ev sahibi buluşup tanışmayı kabul etti.Ne hikmettir ki ,aynı anda GÜRSOY EMLAK başta aksini idda ederken ,evsahibinin öğrenciye ev vermeyeceğini arayıp söyledi. Ertesi gün ne tesadüf ki ev sahibi de öğrenciye ev vermeyeceklerini söyledi .Hem de Tıp fakültesinde bölüm başkanı bir hocamızın bize referans olmasına rağmen ...
Biliyormusunuz Edirnede yurtlardaki yoksul öğrenciler etütlerde uyuyorlar.Yaklaşık 2000 örenci 8 kişilik odalarda kötü koşullarda kalıyor.Çünkü ağız birliği yapmış bu emlakçılar 1+1 evlerden bile yakıtsız 600 lira istiyorlar. Ev sahibinin aklını farklı şeylerle doldurarak ,kendi üç kuruşluk çıkarı için aldatan Gürsoy Emlak ve diğerleri bilsin ki mezun olduğumuzda elbette onun dökük hizmetine ihtiyaç duymayacak derecede iyi durumda olacağız,-hem vicdani hem akli açıdan- ,fakat ne acıdır ki ,insanlar bizleri 8 kişilik 12 metrekare odalık yurtlarda kalmaya mahkum ederek ,Türkiyenin geleceği olmamızı bekliyorlar ve aslında giren herkesin mağlup olduğu bir yarışa sokmaya çalışıyorlar ,tek kuralın yenmek ,tek gerçeğin rekabet olduğunu bir yarışa....,insan sormadan edemiyor ,ne için Türkiyede kalıp emek verelim ,yalancı ,çıkarcı bu emlakçı için mi?Yoksa aksine nadiren rastladığımız öğrenci düşmanı ,para düşkünü merhamet bilmez hayır bilmez insanlar için mi ?Bana bu ülkede çalışmak için bir tek somut neden söyleyin!!!!
Yüreğimde geçmişimize ,yaşlılarımıza duyduğum sevgi,geleceğe duyduğum inanç; sayısı az görünen fakat sevgiye ,iyiye,paylaşıma ve güzele olan inançlarının kuvvetine inandığım ,kudretli dirayetli insanlar olmasaydı ,ülkem için çalışmayı bırakabilirdim.
Bilinçsiz boşluktaki gençlerinize çok kızmayın ,onların bu durumlarında sizlerin payı büyük.Şu durumda onlara bir tek somut neden söyleyemezsiniz.
Ayrıca ;
Öğrencisini,öğrenci olduğu için Çanakkale Savaşına bile göndermek istemeyen bir milletin torunları ,nekadar da yozlaşmış,kendisine geçici verilmiş metalara tapar olmuş......
Komik bir durum gerçekten , öğrenci olduğumuz ilk günden itibaren çalışıyor olmanız,çok iyi derecede işler çıkarmış olmanız ,ahlaki yaşıyor olmanız hiç biri önemli değil , öğrenci etiketi ile ev sahibinin sizinle tanışmaya bile tenezzül etmeden reddetmesi ,uçuk fiyatlar istemesi muhtemel.(Benim karşılaştığım kişi asistan doktor babası düşünün artık... )Edirnedeki ev sahiplerini azıcık insafa çağırıyorum ve hatırlatmak istiyorum .Biz bu şartlarda okuruz da,yetişiriz de ,yetiştiririz de .Acaba bizlerin idarede olacağı , seven yüreklere, sevgiyle hükmedeceğimiz dönemde, yaşlanmış olacak bu insanlar ve aynı zihnityette yetiştirdikleri çocukları; sizler bu bencil karakterle nasıl yaşayabileceksiniz!!!
Wednesday, May 11, 2011
Sunday, May 1, 2011
Çok şey birikti konuşacak!!!!!!!
"Herşeyi öncelikle olumlu eleştireceksiniz,kim Allah için ,insan
için,herkes için bir iyilik yaparsa gidip söyleyeceksiniz,mektup
yazacak,bildireceksiniz memnun olduğunuzu" diyor Hayrettin
KaracaDedemiz,Toprak Dedemiz. Vicdani bilinç ancak böyle uyanabilir !
Işığına ne umutlar biriktirdik,azıcık aralasan gözlerini neler neler göreceksin .....
Dünyaya, yeşile, kendine dair, sokakta titreyen bir kimsesize dair ,bastonuna yüklenen yaşlıya dair,inanca ,sevgiye, dostluğa dair .......BİRliğe dair..
Azıcık aralasan göreceksin güneşi boşa beklediğini.
Gerçek güneşin yüreğindeki amansız ateşindi,ya ne bekliyordun, hangi renkte dilersen o renk yanıyor! Korkma yangınlardan.
En uzağın gözünü kapattığında gidebileceğin kadar uzak,korkma gitmelerden !
Azıcık aralasan göreceksin gözlerini kapatığında gördüğün herşey ,gerçekte yine senin!
Kamp maskotumuz TEkuMa !
Az kalsın üzerine çadır kuruyorduk :)
Yazmıyorsunuz ,CNN de yazmıyor AA da yazmıyor. Toprağı ,bereketi ,yazmıyorsunuz!
Toprak ,Bayrak,Yaprak için çıktık yola!
Buz havada sıcak bir soluk olmaya !
"Madem haklısınız? Neden bukadar azsınız" dendi.
Biz ne küçüğüz ne de azız,Çanakkaledekiler de az değildiler.Bazı şeyleri göremezsiniz,inancı,dirayeti ,dayanma gücünü göremezsiniz. Asıl büyüklük bunlarla orantılıdır.Biz aslında çok büyüğüz ,çünkü biz BİRiz ,aileyiz,inanıyoruz,karşılık beklemiyoruz. Kamp ateşi sohbetlerinden küçük dipnotlar...
Işığına ne umutlar biriktirdik,azıcık aralasan gözlerini neler neler göreceksin .....
Dünyaya, yeşile, kendine dair, sokakta titreyen bir kimsesize dair ,bastonuna yüklenen yaşlıya dair,inanca ,sevgiye, dostluğa dair .......BİRliğe dair..
Azıcık aralasan göreceksin güneşi boşa beklediğini.
Gerçek güneşin yüreğindeki amansız ateşindi,ya ne bekliyordun, hangi renkte dilersen o renk yanıyor! Korkma yangınlardan.
En uzağın gözünü kapattığında gidebileceğin kadar uzak,korkma gitmelerden !Azıcık aralasan göreceksin gözlerini kapatığında gördüğün herşey ,gerçekte yine senin!
Kamp maskotumuz TEkuMa !
Az kalsın üzerine çadır kuruyorduk :)
Yazmıyorsunuz ,CNN de yazmıyor AA da yazmıyor. Toprağı ,bereketi ,yazmıyorsunuz!
Toprak ,Bayrak,Yaprak için çıktık yola!
Buz havada sıcak bir soluk olmaya !
"Madem haklısınız? Neden bukadar azsınız" dendi.
Biz ne küçüğüz ne de azız,Çanakkaledekiler de az değildiler.Bazı şeyleri göremezsiniz,inancı,dirayeti ,dayanma gücünü göremezsiniz. Asıl büyüklük bunlarla orantılıdır.Biz aslında çok büyüğüz ,çünkü biz BİRiz ,aileyiz,inanıyoruz,karşılık beklemiyoruz. Kamp ateşi sohbetlerinden küçük dipnotlar...
Friday, April 8, 2011
How to Install Compiz Fusion on Ubuntu
Beğeneceğinize eminim !
(I am sure you will enjoy)
The Compiz Fusion project tries to bring us all the
latest 3D technologies, such as Cube reflection, paint fire on your
desktop and a lot of new eye candy animations.
The following guide will teach you (step by step) how to install Compiz Fusion on your Ubuntu (Kubuntu) 7.04 operating system. Be aware that Compiz Fusion is still in heavy development, so it may not be very stable. For me (at this moment) it's pretty stable, as I didn't encounter any bugs.
Terminali açın (uygulamalar -> Donatılar -> Uçbirim)
Open a terminal (Applications -> Accessories -> Terminal for GNOME users or KMenu -> System -> Konsole for KDE users) and type:
Leave the terminal open and go to System -> Administration -> Software Sources, click on the second tab (Third-Party Software), then click on the "Add" button and paste the following code:
Click the "Add Source" button after you pasted the above code and do the same for the following code:
Don't close the Software Sources window yet!
In the terminal window, type:
Now click the "Close" button on the Software Sources window and you will be asked if you want to reload the information about available software, so click the "Reload" button and wait for the window to disappear.
Copy/Paste the following lines in the terminal window:
FOR GNOME USERS:
FOR KDE USERS:
Now, if everything was correctly installed and you didn't encounter errors, press ALT+F2 and type:
That's it! Enjoy the latest 3D eye candy effects on your (K)Ubuntu OS.
Some quick tricks:
- Hold CTRL + ALT keys and with the left mouse button rotate the cube
- Super + E activates the Expo plugin
- Hold Super + Shift and with your mouse paint fire on your desktop
- Super + Shift + C will erase the fire paint
- Super + Tab activates the Ring Switcher plugin
CTRL+ALT tuşları ve sol mouse tuşu küpü döndürür.
(I am sure you will enjoy)
Compiz Fusion projesi bizlere En son 3D teknolojisiyle küp yansıması,masaüstünde ateş yakmak gibi göze hitap eden pek çok animasyonu bize sunmaya çalışır.
Aşağıdaki rehber size adım adım Compiz Fusion un Ubuntu ya nasıl kurulacağını gösteriyor.Compiz fusion un hala geliştirildiğini unutmayın
ve bu yüzden belkide hala uygun ,sabit olmayabilir.Programdaki hatalar
ile henüz karşılaşmadığım için ,şimdilik benim için bir parça uygun .
The following guide will teach you (step by step) how to install Compiz Fusion on your Ubuntu (Kubuntu) 7.04 operating system. Be aware that Compiz Fusion is still in heavy development, so it may not be very stable. For me (at this moment) it's pretty stable, as I didn't encounter any bugs.
Terminali açın (uygulamalar -> Donatılar -> Uçbirim)
Open a terminal (Applications -> Accessories -> Terminal for GNOME users or KMenu -> System -> Konsole for KDE users) and type:
CODE
sudo apt-get -y remove compiz-core desktop-effectsLeave the terminal open and go to System -> Administration -> Software Sources, click on the second tab (Third-Party Software), then click on the "Add" button and paste the following code:
CODE
deb http://download.tuxfamily.org/3v1deb feisty eyecandyClick the "Add Source" button after you pasted the above code and do the same for the following code:
CODE
deb-src http://download.tuxfamily.org/3v1deb feisty eyecandyDon't close the Software Sources window yet!
In the terminal window, type:
CODE
wget http://download.tuxfamily.org/3v1deb/DD800CD9.gpg
CODE
sudo apt-key add DD800CD9.gpgNow click the "Close" button on the Software Sources window and you will be asked if you want to reload the information about available software, so click the "Reload" button and wait for the window to disappear.
Copy/Paste the following lines in the terminal window:
CODE
sudo apt-get update
sudo apt-get -y upgradeFOR GNOME USERS:
CODE
sudo
apt-get -y install compiz compiz-gnome compizconfig-settings-manager
compiz-fusion-plugins-extra libcompizconfig-backend-gconfFOR KDE USERS:
CODE
sudo
apt-get -y install compiz compiz-kde compizconfig-settings-manager
compiz-fusion-plugins-extra libcompizconfig-backend-kconfigNow, if everything was correctly installed and you didn't encounter errors, press ALT+F2 and type:
CODE
compiz --replaceThat's it! Enjoy the latest 3D eye candy effects on your (K)Ubuntu OS.
Some quick tricks:
- Hold CTRL + ALT keys and with the left mouse button rotate the cube
- Super + E activates the Expo plugin
- Hold Super + Shift and with your mouse paint fire on your desktop
- Super + Shift + C will erase the fire paint
- Super + Tab activates the Ring Switcher plugin
CTRL+ALT tuşları ve sol mouse tuşu küpü döndürür.
How to install OpenCV on Ubuntu
Installing OpenCV on Ubuntu Os
First of all;Open System-->; Management-->; Synaptic Packet manager .
Then enter your root password.
After that write "opencv" on search box and wait.You will see the packets of opencv-doc, libcv1, libhighgui1, libcvaux1, libcv-dev, libcvaux-dev, libhighgui-dev choose them and push apply button. Then packet manager will download and install the packets you need .
And now it is finished. After that you can develop any program by writing
#include
Good Works ; )
Sunday, April 3, 2011
Asp.Net de bir Page_UnLoad Eventi
Bugün asp.net çalışırken kafamıza takılan bir sorun vardı.Page _Unload eventinin
gerçekleştirdiği ana görev ve arkaplanda dönen entrikaların neler olduğu !
Biraz gezindikten sonra blogların birinde aşağıdaki diyalog a rastladım .
Merak edenlere yardımcı olabilir .
Larry morris web forma link butonu ile yapıştırdığı kodun Page Unload eventini
2 kez çalıştırdığından ve Responce.redirect i kaldırdığında problemin
çözüldüğünden bahsetmiş .Web Sayfaları ile Page _Unload eventi arasındaki
bağlantıyı merak ettiğini söylemiş .
Larry Morris
|
cause the page_unload event to fire twice. If I remove the
response.redirect, the problem goes away :). I've got a work around, but I'm
curious how one is supposed to programmatically navigate between web pages
without the page_unload event firing twice.
Thanks,
Larry Morris
Private Sub Page_Load(ByVal sender As System.Object, ByVal e As
System.EventArgs) Handles MyBase.Load
'Put user code to initialize the page here
Stop
End Sub
Private Sub Page_Unload(ByVal sender As Object, ByVal e As System.EventArgs)
Handles MyBase.Unload
Stop
End Sub
Private Sub LinkButton1_Click(ByVal sender As System.Object, ByVal e As
System.EventArgs) Handles LinkButton1.Click
Response.Redirect("http://www.microsoft.com")
End Sub
End Class
--------------------------------------------------------
Sayfa ilk kez yüklendiğinde ,en son yapılacak olan HTML kodunun
browser a dönüşümünden hemen önce Page_Unload ilk kez çağırılır.
Daha
sonra link button Page_Unload u tekrar çağıracak olan ,Page Postback i
çağırır.Eğer Page_Unload ı bir kez çağırmak isterseniz Is post back i
filtreleyecek olan Try Catch Blogunuz kullanın" demiş HTH
As the page is loaded the first time, it will invoke Page_Unload the
first time finally but just before rendering the HTML content to the
browser,
first time finally but just before rendering the HTML content to the
browser,
Then the link button will invoke page postback, in which the
page_unload will be invoked again.
If just want to invoke once, try to use if(IsPostBack) to filter it.
HTH.
"Bu durumda neler olacağını biliyorum ",diyerek durumları sıralamış ve Page_Unload event inin Response.redirect ile ilgisini açıklamaya başlamış.
T.Z
T.Z
I know that; What happens in this case is:
Page_Load,
Page_Unload,
Page_Load,
LinkButton1_Click,
Page_Unload,
Page_Unload.
Notice the Page_Unload event fired twice. What is it about the
Response.Redirect causes two page_unload events?
Page_Load,
Page_Unload,
Page_Load,
LinkButton1_Click,
Page_Unload,
Page_Unload.
Notice the Page_Unload event fired twice. What is it about the
Response.Redirect causes two page_unload events?
every page request has a load and unload. a redirect in the response tells
the browser to request a new page. page unload has nothing to do with the
browser, its just the last step in the creating the html for the page, it
used to release objects you created during building the page.
the browser to request a new page. page unload has nothing to do with the
browser, its just the last step in the creating the html for the page, it
used to release objects you created during building the page.
Her sayfa isteği load ve unload
edilir.Cevaptaki(response) yönlendirme ,browser a yeni bir sayfa
isteğinin olduğunu iletir.Page_Unload ın browser ile ilgisi yoktur ,Bu
sayfa için HTML oluşturmanın son adımıdır ve server da sayfanın inşası
sırasında oluşturulmuş nesneleri serbest bırakmak için kullanılır "
diyerek konuya noktayı koymuş .Bence açıklayıcıydı umarım sizin için de
öyledir ve faydalı olmuştur.
-- bruce (sqlwork.com)
-- bruce (sqlwork.com)
Saturday, April 2, 2011
16 Nisan , Bir Paraşüt Uçuşu
Göğe komşu topraklarda doğmaktan mıdır bilmiyorum bu tutku,fakat uçmak doğuştan bir tutkudur benim için ,tüm planlarımı ona göre şekillendirdiğim ,hava harp mülakat gününe dek yıllarca her gece 200 mekik çektiğim bir bekleyiş .........
Çok dilediğin şey geç gerçekleşir derler ya ....sonunda bekleyişi de bir adım geride bırakabiliyoruz :)
Üniversite nelere kadir ,görüyorsunuz ,vizeler biter bitmez 2 günlük Karamusul Köyü kampı ile doğa için bir yakarış savurduktan sonra Üniversitenin Havacılık Topluluğu olarak 16 nisanda da göğün bir kısmını keşfedebilmek için Tekirdağ Uçmak Tepede uçacağız .Elbette hoca eşliğinde.
Umarım yaz stajından kalan vakitte Eskişehirde THY nin ücretsiz uçuş eğitimlerine katılabilirim :)
Friday, April 1, 2011
Object Oriented Life Circle :))
Object Oriented Life Circle :))
#include
using namespace std;
class Ali {
private :
int *nazli;
int *ozlem;
public :
int yazokulu;
void bilgmuh()
{
char alttan; alttan ++; cout<< "yaktın bizi pointercı";
nazli= new char [100];
ozlem=new char [100];
}
Ali :: Ali (int ,int )
{
alttan=0;
vize=0;
}
Ali Ali : operator+= (Ali & yazokulu3)
}
Ali ::~Ali();
{
delete [] Nazli; delete [] ozlem; }
int main() {
Ali C++; Ali vize;
C++.vize=yazokulu3.alttan;
ozlem.vize+=yazokulu.alttan;
nazli.vize+=yazokulu.alttan ;
return 0;
--------------------------:()
Fatal Error Ali !!!!!! DITTT DITTT DITTT
};
Nazli Temu destroy . o_kendini_biliyor ;
21 saat önce.Bir vize dönemini de yarıladık sonunda,geçen gece ÇOOOOK DEĞERLİ HOCAM Yılmaz Hocamızın emeğini kağıda dökmek için çalıştığımız Nesneye Yönelik Prog. dersimizin sınavı için çalıştık ve beynimizin yorulduğu bir anda dinlenmek isterken aslında konudan da kopamayarak yukarıdaki satırları karaladık ! yorgunluğu bile eğlenceli :)
Hala düşündüğüm nokta ,acaba konu mu bukadar bağlayıcı ve güzel ,yoksa aydınlığı gözlerinden ve sözlerinden saçılan hocamın emeği ve sevgisi mi konuyu bu denli aydınlatan!Cevabı elbette yazılır çizilir değil,çözemeyenler için zamanla çözülür.....
Herşey birkenara ,umarım her daim azizliğine uğradığımız kağıdın söylediklerine değil ,gözlerimizden saçılanlara inanır.Elbette ,kesinlikle biliyorum ki gözlerimize inanır ,Fakat böyle hocalara mükemel kağıt verememek çok koyuyor insana! Yapabilecekken yapamamak ,dedim ya kağıdın azizliği :) vicdan tüm gün kağıda haykırıyor!
cin >> emek ;Buruk yürek kağıda;cout<<"finale kadar akıllan be kağıt akıllanda ,parlasın üzerineki emek "<< emek < diyor!!!!!!!!!!!
Wednesday, March 30, 2011
Monday, March 28, 2011
Saturday, March 26, 2011
Bedirhan Gökçe – Sokak Çocuğu…
Bedirhan Gökçe – Sokak Çocuğu…
Sayfa no: YOK
Cilt
no: YOK
Hane no: YOK
Ana adı?
...Ben sokak çocuğuyum abi
hani şu uçurtması
asılı kalan çocuk varya,
bilyelerini rüyalarında unutan çocuk,
ve
oyuncaklarını masal kahramanlarına kaptıran çocuk
o benim işte , o
benim abi
sahi, bir annem olmalıydı değilmi?
ben dudaklarımda
sokakları besteliyorum oysa
sahi abi, tadı nasıldı anne sütünün?
anneler
nasıl okşar çocuklarını
anne kokusu nasıldır kimbilir?
ana ha?
bir
anne çizebilirmisin benim için
karanlığın kar soğuğu parmak uçlarına
bir anne
unutulmuş çocukların ürkek avuçlarına bir anne
ve yanına
beni eklermisini abi?
tıpkı sulu boya resimlerdeki gibi
sımsıcak…

Sahi
abi, senin gözlerini kesmiyor değil mi
bir köprünün soğuk gergin ve
karanlık bedeni …
sahi sen hiç seyrettin mi ay dedeyi bir köprünün
altından?
üşüdün mü abi kayan bir yıldıza bakarken?
abi sen, abi
sen? boşver…
gel boyat istersen ayakkabılarını
ben, aha şu
ayakkabıların bağcıklarından asılıyırom yaşama
gel boyat
ayakkabılarını
boyat da resmi çıksın
dostun, düşmanın tüm
kaldırımlara
sayfa no: yok
cilt no: yok
hane no: yok
yokların
varlığında tam göbek bağından yakalandın mı hiç yalnızlığa?
sahi bir
de… bir de babam olmalıydı değil mi?
baba?
beni döveecek bir
babam bile yok biliyor musun?
nasırlı ellerinde şefkat arayacağım bir
insan
kim bilir bayramda neler alır babalar çocuklarına
unutmuşum
!
Bayramlarınızda vardı sizin öyle değil mi
arefeleriniz…
bayramlarda
temize çekilen dostluklar vardı sonra
oysa ben kırık dökük ıslıklar
ısmarlıyorum
güneşe ve mehtaba…
yankısız, bestelenmemiş ve
bestelenmeyecek
serseri ıslıklar…
bir babam olsaydı belki yeterdi
çocuk
olurdum eskisi gibi
şımarırdım öylesine
boşver abi, kimin neyine
bayram
kimin neyine hediye, baba kimin neyine abi
sahi senin
düşlerin vardır
söylesene, göremedğini rüyanın düşünü kurarmısın
ahmet,
bir düş görmüş geçenlerde
yorgun ve geç gelen bir gecede
utanırken
anlattı, anlatırken utandı
bir ip bağlamış gök kuşağına
“bak ana
uçurtmamı gördün mü
ya uçurtmamın gölgesinde bilye oynayan
çocukları?”
ahmetin düşü işte…
bana düşlerini kiralar mısın abi
bedava
boyarım ayakkabılarını
bana düşlerini, düşlerini abi
boşver…
bak
iyi parlayacak bu ayakkıbılar
en parlak ayakkabılarınla yürüyeceksin
yaşama
sen düşünme, sokaklar düşünsün beni
gazete manşetleri, 3.
sayfa haberleri düşünsün
isimsiz bir damla gözyaşı düşünsün
sen
beni düşünme, düşünme be abi
nasıl olsa ben olmayan ayakkabılarımın
sıcaklığıyla
basıyorum tüm kaldırımlara…
olmasa da annesi babası
sokakların
sokak çocuğuyum işte
ben sokak çocuğuyum
kazanılmadan
kaybedilmiş bir geleceğin herhangi bir yerinde
ben sokak çocuğuyum
abi
hani şu uçurtması gökyüzünde asılı kalan
oyuncaklarını masal
kahramanlarına çaldıran çocuk var ya
işte o benim
o benim abi
o
benim….

Subscribe to:
Posts (Atom)
Kendi Çalışmalarım
2015
Kendi Çalışmalarım
2015
Kendi Çalışmalarım
2015
Kendi Çalışmalarım
2011
Kendi Çalışmalarım
2009
Kendi Çalışmalarım
2007
Kendi Çalışmalarım
2008
Kendi Çalışmalarım
2015
Kendi Çalışmalarım
2009














